27 Haziran 2016 Pazartesi

Çocuklu ve Ekonomik Tatil :)


Yaz için tatil planları yapılmaya başlandı belki de bitti bile :) 2015 yazından aklımda kalanları sizlerle paylaşıp fikir vermek istiyorum. Ekonomik, uzun ve hareketli ve bol gezintili bir tatil yaptık geçtiğimiz yıl. Bu yıl da acaba aynı yolda devam mı etsek yoksa farklı bir tatil modunu mu denesek henüz karar aşamasındayız :)

(yazımı yazmaya başladığımda karar aşamasındaydık ancak Serdar'ın izni az olduğu için bu yıl kararımız kısa ve sakin bir tatil oldu.)

2015 yaz tatilimiz
Marmaris İçmeler; tatil için hedeflediğimiz ve araştırma yapıp not aldığımız ilk yerdi. Gezilecek görülecek yeri, gidilecek bir çok koyu- köyü, yenilecek pek çeşitli mekanları olan bir yer Marmaris...

Hiç yer ayırtmadan yola çıktık. Çünkü küçük apart otellere girip bakacak, görmeden karar vermeyecektik. Yaptığımız en büyük hatalardan biri buydu tatilimizde. Çünkü internetteki puan ve yorumlar yeterince belirleyici bence. Plan aşamasında not aldığımız otellere gittiğimizde yer olmadığını öğrenince şok olduk. Neyse ki Ecem Apart Otel bir müşterilerinin çocuğunun hastalığı sebebiyle rezervasyonlarını iptal edebileceklerini söylemeleri ve böyle bir durumda da odayı bize vereceklerini söylemeleri ile rahatladık.

8 günümüzü Ecem Apart'ta geçirdik. (boş oda olsaydı tatilimizi uzatacaktık ama başka otel stresine de girmeden 8 günde tatilimiz noktaladık.) 2 kişilik sabah kahvaltısı ve apart odaya 8 günlük yaklaşık 1200 TL ücret ödedik. Akşam yemekleri de gayet güzel ve ekonomikti. Ama biz başka başka mekanlar görüp değişik yerlerde yemeyi tercih ettik.

İlk gün Orhaniye Kız Kumu Plajında denize girdik. Suyu o kadar ılıktı ki Bulut ilk defa kendi girmek istedi ve giriş o giriş daha da çıkmadı.

2. gün içmeler plajında Dodo Beach' te denize girdik. Orhaniye' ye göre suyu biraz soğuk gelse de içmeler plajı da bir harikaydı. 2 kişilik öğle yemeği yiyerek şezlong ve şemsiyeyi gün boyu ücretsiz kullanabiliyorsunuz.

3. gün yine Orhaniye Kız Kumu plajına gittik. (kuzenlerimiz orada denize girdikleri için onlarla birlikte olmak istedik) ama inanın çocuk için en ideal yer bu denizdi. Ancak köy olduğu için yeme içme çok kısıtlı. Ayrıca çoğunluğu halk plajı ve şezlong şemsiye yok.(biz kuzenlerimin kaldığı otelin plajını kullandık.) İçmelerden Orhaniye'ye gitmek 40-50 dk buluyor. Orhaniye'ye giderken solda Mavi Pide diye bir yer var gitmenizi şiddetle tavsiye ederim. Pideleri şahane, ayrıca mekanın önünden görünmeyen, arka bahçesi dere kenarı mükemmel bir yer . Tek dezavantajı gün ışığının olduğu vakitlerde arıların yemeğinizdeki proteinleri sizinle paylaşmak istemesi :)

4. gün Turunç sahilinde denize girdik. Denizi pırıl pırıl, insandan boğulmuyorsun sakin bir plaj, içmelere göre ama bize biraz daha soğuk geldi denizi. Ama yine de şahane bir denizdi. Yine yeme içme karşılığında şemsiye ve şezlongu ücretsiz kullandık. İçmeler- Turunç çok yakın ancak yol çok virajlı olduğu için 15-20 dk sürüyor.

5.günümüzü İçmeler plajında geçirdik.

6.gün Sedir Adası'na gitmek için yola çıktık. Marmaris-Muğla yolunun 12. kilometresinde Çamlı tebalasını görüp saptıktan sonra 6 km kadar yol gidip Çamlık iskelesine ulaşıyorsunuz. Arabanız için ücretsiz park yeri mevcut. Yanlış hatırlamıyorsam tekne ücreti gidiş dönüş 10 TL idi (2015). Sedir adası giriş ücreti ise 15 TL idi ancak müzekart ile giriş ücretsizdi. Ben de maximum kart olduğundan ücretsiz girdim.

Sedir Adası'nı daha önce duymama rağmen yüksek beklenti içinde değildim. Ancak tekne hareket eder etmez beklentim yükselmeye başladı. Orman ve deniz iç içe geçmiş, harika bir güzellik şöleni oluşturmuştu. Sedir Adası'na tekne yaklaştığında iskelenin devamında tahtalardan oluşturulmuş bir yol karşınıza çıkıyor ve adaya giriş ücretini bu aşamada ödüyorsunuz. Patika yolu yürüdükten sonra turkuaz mavi bir deniz ve altın sarısı bir plaj ile karşı karşıya kalıyorsunuz. Plaja ayak basmak yasak. Kumlar koruma altında. Denizin içine doğru yapılmış merdivenlerden direkt denizin içine giriyorsunuz ve inanın çıkmak istemiyorsunuz bir daha. Hayatımda gördüğüm, girdiğim en harika deniz diyebilirim. Tek sorun çok kalabalık olması sanırım. Duş almak için sıcak su duşları, giyinme soyunma kabinleri ve minik bir kafeterya mevcut adada. Ayrıca patika yolun devamında ise Bizans dönemine ait kalıntılar sizi karşılıyor. Sedir adası Sabah 8.30 akşam 18.30 arası açık olduğundan son tekneye kalmamak için 18 olmadan adadan ayrıldık. Çamlık iskelesinin devamında İncekum plajı var. Saatin ilerlemiş olması ve Bulut'un iyice yorulmuş olmasından ötürü gitmek istemesem de eşimin merakı ile devam ettik yola. Bir taraf orman bir taraf deniz vardık İncekum plajının giriş kapısına. Plaja giriş ücretli. Otopark ücretsiz :) giriş ücretini ödedikten sonra minik traktörler ile patika yoldan plaja götürülüyorsunuz. Denizi çok güzel çocuklar için güvenli, biz plajın kapanış saatinde orada olduğumuz için ben denize girmedim ama tüh demeden de edemedim. (fotoğrafa aldanmayın deniz turkuaz mavi ben bronz görünmek adına filtre yapmışım :))

(İncekum)
Çamlık İskelesi

Dönüş yolunda ana yola çıkmadan tenekede tavuk afişleri gördük ve dayanamayıp Çilek Restaurant'ta durduk.  Foursquare'de mantısı, kahvaltısı, reçelleri, tenekede tavuğu çok övülmüş. Ne yesek karar veremeyince önce mantı sonra da tenekede tavuk yiyip reçelleri de yanımıza alıp gitmeye karar verdik :) Mantısı şahane, tenekede tavuk ise suyuna banıp banıp yemelik. Bir evin arka bahçesi gibi. Bol bol ağaç ve sardunyalar var. Çıkmadan önce domates reçeli almayı da unutmadık tabi.

Çiçek Restaurant Kayseri Mantısı

7.gün Eftal amcamların da tatilinin bizim ile aynı yerde çakışması ve onların da  Akyaka (gökova) da olup davet etmesi ile Akyaka 'ya gittik. Ancak pazar gününe denk gelmemiş olsaydı çok iyi olacaktı. Akyaka plajlarında deyim yerinde ise eğer iğne atsan yere düşmeyecek cinste idi. Denize girmedik mi? Tabiki de girdik. Şimdi tam olarak ismini hatırlayamıyorum ancak denize doğru yüzümüzü dönmüş farzedersek en sağ uçta ormanın içine arabamızı park edip deniz kenarına indik. Saat sanırım öğlen civarı idi. öyle kalabalıktı ki boş sezlog şemsiye yoktu. Her yer tıklım tıklım doluydu. denizin içinden kaynak suları çıkıyordu. Ayağınızın altındaki çıkışı hissedebiliyorsunuz ve ara ara soğuk su akıntıları da oluyordu. Biz bu kalabalıktan hoşlanmadığımız için amcamların yanından erken ayrıldık ve Azmak nehrinde tekne turu yapmaya karar verdik. Bulut'un uyku faslı başlayınca tekne turunu iptal ettik ama Azmak ı görmeden gitmek de olmayacağı için nehir kenarında birşeyler yiyip içelim istedik. Pırıl pırıl buz gibi bir su. Pikniçiler nehir kenarına kurulmuş ve çoğu nehirde tekneler ile birlikte yüzüyor.Akkaya'yı görmek için pazar gününü seçmemiş tek pişmanlığımız oldu tadını çıkaramadan İçmelere döndük.
Akkaya Azmak Nehri

8. ve son günümüz. Sabah uyandık ve 2 gün daha kalalım dedik :) ancak apartta yer olmayınca başka yer derdine girmek istemedik. Yine de mayolarımızı giyip son kez İçmeler denizine girdik ve abimlerin kaldığı odada üstümüzü giyinim dönüş yoluna çıktık.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...